Mültezem, Kâbe'deki en feyizli noktalardan biridir. Bu kısım, Hacer-i Esved köşesi ile Kâbe kapısı arasında kalan duvardır. İnsanların buraya yapışarak ısrarla dua etmeleri sebebiyle bu adı almıştır.
Fazileti ve Sünnet
Mültezem'in fazileti hakkında çok sayıda rivayet bulunmaktadır. Yapılan duaların kabul edileceği inancı yaygındır:
Peygamberin Uygulaması: Allah Resûlü'nün (s.a.s.) de Mültezem'e gelerek göğsünü, yüzünü ve ellerini açıp oraya yapıştığı ve bu şekilde dua ettiği rivayet edilmektedir.
Tefekkür: Bu eylem, tıpkı yaramazlık yapıp da annesine kendisini affettirmek için gözyaşları döken bir çocuğun durumuna benzer. Mültezem'e yapışmak, merhametlilerin en merhametlisi olan Allah'a karşı tam bir teslimiyet ve yalvarış halini temsil eder.
Dua ve Yakarışın Ruhu
Mümin, burada bütün benliğiyle yakarır: "Hatalarıma rağmen başka bir yere değil senin kapına geldim; benim günahım çok, ama senin merhametin daha çok! Beni affetmeden buradan ayrılmam ya Rabbi!"
İçten Yöneliş: Bu duygu ve düşüncelerle, kişi – izdihama neden olmamak kaydıyla – Mültezem'e yapışarak veya Kâbe'nin duvarlarına ve örtüsüne sarılarak, kendisini affettirmek için içtenlikle yalvarır ve gözyaşları döker.
Karşılık: Rahman ve Rahim olan Ev Sahibi (Allah), Beyt'i yanındaki bu içten yönelişi boş çevirmeyecektir.